26 Şubat 2008 Salı

PASTAKOLİK



"Pasta yapmayı ve süslemeyi çok seviyorum"
"Pasta yemek de yedirmek de bir tutkum"
"Pasta kitaplarına ve sitelerine baka baka doyamıyorum"
"Pasta malzemeleri benim en tatlı oyuncaklarım"
"Her gün pasta kursuna gitsem hiç bıkmam"
"Birine pasta hediye etmek için hiç bir fırsatı da kaçırmam" ...söyleyin doktor neyim var???

Sonunda benim durumumu izah edecek bir pasta doktoru çıktı: Ayşe Yaman. Teşhisine göre ben bir pastakoliğim. Hatta tedavisi geciktiği için pastamania ya dönüşmek üzere olan bir pastakolik...

Ayşe Yaman’ın “"Pastakolik" bir pasta grubudur. Hedefi istenildiği zaman pasta tarifi ve resimlerine en kısa yolla ulaşmaktır” sözlerini okuyunca bu grupta yer almaktan ne kadar mutlu olacağımı düşündüm. Üstelik bir de son katılım tarihi 30 Mart 2008 olan Pastakolik etkinliği hazırlamışlar. Ooooh yeme de yanında yat durumu...

Önceleri sadece yeme tutkusuyla başlayan, sonra sonra kendi çapında yapmak ve yedirmek şekline dönüşen, bloglar ve blogcularla tanıştıktan sonra hepten zıvanadan çıkıp pasta malzemeleri önünde saatlerini harcayıp yanındakilere daral getiren, süsleme için gece uykularını kaçıran ve ne yazık ki tek uğraşı pasta olmadığından 24 saatin yetmediği bir pastakoliğe dönüştüğüm gerçeğini bu yeni etkinlik sayesinde öğrenmiş oldum. Zamanlamanın tam da buldumcuk vaziyetinde dakikalarca kesemediğim, poz poz resimlerini çektiğim eşimin doğum günü için hazırladığım pastanın sonrasına denk gelmesi beni hepten coşturdu... İdare edin artık yaptıkça yaptıklarımı kanıksamaya başlayıp normale dönerim belki...

Bu kadar pastaya bulanmışken eski blogumdaki tarifleri bu tarafa taşımaya pastalardan başlamalı diye düşündüm.

Yayımladığım tarihte neler yaşayıp, neler hissettiğimi hatırlamak istediğimden anılarımı da taşımak adına tarifleri diğer blogumdan aynen aktarmaya kadar verdim. Bazılarınız için ikinci baskı olacak biliyorum ama düşünceme saygı göstereceğinizden hiç şüphem yok...

Ve işte şeker hamurlu ilk pastam; ablamın isimlendirmesiyle Gülbahçesi:

31.1.2008



Yaptım, sonunda ben de yaptım :-)) Şeker hamuru ile ilk pastamı yaptım, hem deee hazır şeker hamuru değil, kendim yaptım:-))

Bir süredir farklı şeker hamuru tariflerini inceleyip duruyordum, hatta bunun için taaa İstanbul’a gidip glikoz bile almıştım. Ama glikozla yaptığım ilk denemem, bilmem kullandığım pudra şekerinden bilmem beceriksizliğimden istediğim gibi sonuçlanmamıştı. Tekrar denemeyi hem istiyordum hem de gözüm korkmuştu, ta ki, sevgili Ayşe Yaman’ın blogundaki marshmallow’lu tarifi görene kadar. Ayşe de yapımının kolay olduğunu söyleyince denemeye karar verdim. Şimdi bana gereken zaman ve böyle bir zahmete deyecek bir gerekçeydi. E öyle ya, o kadar uğraş didin, sonra otur evde kendi kendine ye, olur mu hiç. Ve o fırsatı da bana, cumartesi günü sünnet olan Egetos sağladı (Ege’nin aile içindeki lakabı Egetos dur). Egeciğim bana bu fırsatı yaratmak için bayağı bi sıkıntıya katlandı:-)) Börülcem (görümce lafını sevmediğimden ben börülce diyorum) Çarşamba günkü mevlüt için benden pasta yapmamı isteyince memnuniyetle kabul ettim, zaten o istemeseydi de ben ona teklif edecektim.
Salı sabahı Armiş (kendisi börülcem olur) yapacağımı söylediğim pastaya mı inanamadı, yapmış olsa hemen bloguna koyardı diye düşündüğünden mi bilmem blogumu açıp da pastayı göremeyince telaşlanıp telefona sarılmış, hani yapamadıysam başka tatlı alsın diye :-))Armağan’ı yapacağım konusunda ikna edip sakinleştirdikten sonra pastayı nasıl yapacağımı tasarlamaya başladım.

Aslında aklımda günün anlam ve önemine uygun bir tema vardı. Bunun için çikolatalı marsmallow bile almıştım. Tam da düşündüğüm gibi çikolatalı marshmallow ile zahmetsizce ten renginde bir hamur elde ettim ama düşündüğüm gibi pelerinler içinde, elinde asası, başında şapkasıyla tahtında oturan bir sünnet çocuğu yapmanın pek de kolay olmadığını fark ettiğimde bozulmadım desem yalan olur. Böyle incelikli bir çalışma için ne yazık ki daha çok tecrübeye ihtiyaç varmış ( duyanda tecrübem var da yeterli değilmiş sanır, dur kızım ya bu daha ilk denemen, havaya girme hemen). Ben de üzeri çiçek kaplı bir pasta yapmaya karar verdim. Kalıpları kullanarak süslesene pastayı, ne öyle gül mül, yooook olur mu şeytan azapta gerek ve yaklaşık 4 saatlik bir maratona başladım.
Lafı çok uzattım biliyorum ama bu benim için tarihi bir an, tüm detayları daha sonra hatırlamak istiyorum :-)

Şeker hamuru yapmak için temel olarak Ayşe Yaman’ın tarifini kullandım diyebilirim ama ölçüleri kendime göre ayarladım.

Pastayı kaplamak için;
≈150 gr. marsmallow
1,5 kaşık su
≈200 gr. pudra şekeri (Bağdat marka)
bir çimdik tuz kullandım.

Marshmallow’u benmari usulü erittim, içine 2 kaşık su ve tuzu kattım. Eridikten sonra ocaktan alıp yavaş yavaş pudra şekerini ilave ederek karıştırdım, ölçüyü yaklaşık olarak verdim, çünkü, pudra şekerinin miktarı temel olarak istediğimiz hamur kıvamını elde etmeye bağlı. Ele çok yapışmayan homojen bir hamur elde ettiğimizde pudra şekeri ilave etmeyi durdurabilirsiniz. Aynı mantıkla üstünü süsleyeceğim güller için 80-100 gr. kadar beyaz (vanilyalı) marshmallow kullandım. Güller ve yapraklar için hamuru bölüp gıda boyası ile renklendirdim.


Şeker hamuru ile ilk denemem olmasına rağmen doğrusu pastamın görünümü de tadı da mükemmeldi. Eh, kuzguna yavrusu şahin görünürmüş :-).
Hadi bakalım, yiyip tadına bakanlar, yiyemeyip de resmine bakanlar yorumlarınızı bekliyorum…






7 yorum:

ezgi uğurlu dedi ki...

sibelim inanılmaz şık ve çok tatlı bir ğpasta olmuş bu.ellerine saglık canım kocaman sevgiler

Aynur dedi ki...

Elinize saglik

sevgiler

www.aynurdantarifler.blogspot.com

Adsız dedi ki...

Sibel hanım ellerinize sağlık,pastanız nefis olmuş.Şeker hamurunu ben de denemek isterim.Yalnız marsmallowları nereden alabilirim?Ben bizim buradaki marketlerde rastlamadım.Yardımcı olursanız sevinirim.Selamlar Özlem...

Sibel'in Tarif Defteri dedi ki...

Ezgiciğim çok teşekkür ederim, senin için halleyli pasta da yapmıştım, halleyi ne kadar sevdiğini biliyorum ilk fırsatta yayımlayacağım...

Aynur ziyaretin için teşekkürler, sevgiler benden...

Sevgili Özlem,bizim burada demişsin ama nerede olduğunu yazmamışsın, ama genel olarak büyük alışveriş merkezlerinin hepsinde şeker standları var, haribo marka...çeşit çeşit çikolata ve şekerlerin yanında marshmallowlar da bulunuyor, gıda boyasına gerek kalmadan çileklisiyle pembe, muzlu ile sarı, çikolatalı ile ten rengi şeker hamuru elde edebilirsin, umarım yardımcı olmuşumdur, kolay gelsin

HULYA dedi ki...

Sibel'ciğim,
anlatıklarına bakınca ben de kendimi bir pastakolik olarak değerlendirdim.Henüz senin kadar güzel pastalar yapamadım ama inşallah yapacağım.Gül bahçene bayıldım.ellerine sağlık canım.Sevgiler

Aynur dedi ki...

Kürdanlar keserken hic sorun olmadi canim.zaten üc tane en fazla ne olabilir :) misafirin tabagina denk gelebilir :) Benimde gorumceme denk geldi:)

strech in arasinda degil ben firin kagidinin arasinda actim yagli kagitmi deniyor ona.hicde yapismadi...

selamlar


www.aynurdantarifler.blogspot.com

disal dedi ki...

sibelim iyiki hatırlattın..yeni adresini ekledim şekerim....

ablan çok doğru bir isim vermiş...gerçektende gül bahçesi gibi olmuş....

bende senin gibi araştırma aşamasındayım....
bakalım benim ilk şeker hamuru denememden neler çıkacak meydana...

valla kızımın oyun hamurlarıyla denemeler yapmıştım berbat bir çalışma olmuştu...ve ne kadar zormuş nasıl yapıyorlar diye düşünmştüm....neyse deneme yanılma sonucu herhalde iyi bir şekil tuttururum...

ellerine sağlık canikom...nefis bir pasta olmuş....

instagram hesabım: @serzincan

Related Posts with Thumbnails